Ara

Bir Umuttur Umutsuzluk


Bazen gün geliyor, söyleyecek bir tek kelimen olmuyor. Milyonlarca kombinasyon arasından en doğru cümleyi kuramıyorsun. Belki de çok seçenek olmasından kaynaklıdır. Hangi birini seçeceksin ki? Kendimizi ifade etmek gün geçtikçe bu yüzden zorlaşıyor. Dil gelişiyor, türüyor ve değişiyor. Biz ise ifade etmekte zorlanıyoruz kendimizi. Özellikle duygularımızı. Seni seviyorum demek gün geçtikçe zorlaşıyor, seni özledim demek imkansızlaşıyor. Evet veya hayır diyemeyenlerimiz bile var.


Kendimizi ifade edememekle kalmıyor, karşımızdaki insanı da anlayamaz hale geliyoruz. O kadar karmaşık ki diyaloglar ve insan ilişkileri, içinde kayboluyoruz. Anlaşılamamaktan daha kötü bir şey varsa o da anlayamamaktır. Anlayamazsan neyi anlatacaksın? Ne için mücadele edeceksin? İstediğin kadar can kulağıyla dinle, anlayamıyorsan bir anlamı yok. Bunun sebebi karşı tarafın anlatamamasıyla mı ilgili yoksa bizim anlama kabiliyetimizle mi ilgili bilmiyorum. Sırf bu anlaşmazlıklar yüzünden biten binlerce ilişki var. "Neden ayrıldınız?" sorusunun cevabını bile bilmiyor çoğu. Boynu bükük bir kelime çıkıyor yarım ağzından; Anlaşamadık.. Cevap çoğuldur ya bide. Anlaşama-dık. Alayama-dım, anlayama-dı değil. En azından erkekler için böyledir bu. Hangisi olduğunu bile anlayamayız genelde. Kafamız alengirli duygular için dizayn edilmemiş çünkü. Aha sevgi, aha nefret. Dümdüz.


Kadınlar erkeklerden mental olarak üstündür(paragrafa pat diye bu cümleyle girdim evet). Yani ben öyle düşünüyorum. Hatta bir laf vardır ya; “Erkekler sevilmeyi, kadınlar anlaşılmayı sever.” diye. Bu bile kendi başına kanıttır bence. Anlamak ve anlaşılmanın önemini bilir kadınlar. O yüzden öküz derler ya cinsimize.


Tabii bu her zaman böyle değildir. İstisnalar vardır, hem de fazlasıyla. Ama bu istisnalar hep yalnızdır. İstisnalar sevilmez insan ırkı tarafından. Kaideyi asla bozamazlar mesela. Esas kişi olmazlar. Anlamaya çalışan erkek(çünkü bir erkek asla tam olarak anlayamaz) hor görülür. Her ne kadar anlayışlı, dinleyen özellikleri listelere eklense de kriterlerde, asla tercih sebebi yapmaz kişiyi. Bu bir doğa kanunu olsa gerek; Anlayamayan erkek sorundur, anlamaya çalışan erkek ise daha büyük bir sorundur.

Anlama işlerine girmeyip kendi bildiğini okuyan, umursamaz davranan erkek tutulur, sevilir, kurban olunasıdır. Demi? Değil midir ya da? Ben bilmiyorum. Bi bilsem herkesi yeşillendiricem zaten.


Zordur kısacası düşünen insan için hayat. Hep en doğru peşinde koşar durursun, bir yandan doğru ve yanlış diye bir şeyin olmadığını bilerek. Kendine doğru bildiklerinle şekillendirirsin kendini ve hayatını. Asla yetemezsin ama. Kendine bile. Düşünürsün çünkü. Daha iyi yapabilir miyim? diyerekten. Yapamazsın. Daha iyi kavramı sonsuzdur çünkü. Bir sınır içermez. İmkansızdır yani.


Bunca karmaşa içinde bir de anlaşılmak istersin. Ulan dersin. Bir kere be. Bir kere de beni duysunlar. Ben kendimi susturup duyamıyorum biri becersin şu işi. Ama herkes anlaşılmak ve duyulmak istediği için kimse kimseyi duymaz, kimse kimseyi dinlemez. İsteklerde benci, suçlamalarda senci oluruz dahası. Koparız birbirimizden. Aynı yatağa giren ama farklı rüyalar için gözlerini kapatan insanlar oluruz. Birlikte oluruz ama biz olamayız.

Her soruna ve her soruya bir cevabım olsun isterdim. Ama bende hiçbiri yok. Bomboş bir adamım. Kusura bakma.


Umutsuz bir tablo çizmek istemem. Zira benim tablolarım genelde açık tonlardadır. Ama buna karşın hep yanlış anlaşılırım(şaşırtmadı). Benim görüşüme göre umut kavramını aşılayabilmek istiyorsan umutsuzluğun ne demek olduğunu bilmelisin. Mutlu etmek istiyorsan hüznün ne demek olduğunu anlamalısın. Kötüyü ele alıp iyi için çabalamak değil midir zaten gelişmek? Şairlerden hiç mi bir şey öğrenmedin?



“Sev beni, alış bana

Kimse ürkütemez bağlandığımız güzelliğin utkusunu

Sev beni, bir dağ gölgesi kadar sev

Şimdilik bırak musluğun sızmasını damın akmasını

Bir tırnak gibi büyü domuz bir tırnak gibi

Zorlayarak her bir yanı

Çünkü biraz sonra umut başlar her günkü, başlar


Aslında bir alıştırmadır umut

Öbürlerinin azıcık nefes diye bağışladığı

-baharı beklemeye benzer-

Hain ve olmayanadır çünkü

Umutsuzluğu taşır yanında

Oysa nasıl olsa gelecektir bahar denen tarih

Önüne durulmaz mantığıyla doğanın

Yeşilden olma birim

Sudan gelme itmeyle


Umut yoktur

Kimse yoktur umut etmemeyi önleyecek

Çünkü umut kaçınılmaz gelecektir

Bütün gümbürtüsüyle

Umut kaçınılmaz gerçektir çünkü

Biri Asya’da biterken sözgelişi, Şili’de öbürkü başlar “

Adaşım, saygıdeğer Turgut Uyar’ın Umuttur şiiri ile kapatıyorum ben.


Umutların hep canlı kalması dileğiyle(bu ne amk şimdi ulusa mı sesleniyorum).

Mecbur kalmadıkça evden çıkma, evdekilere sataşma. Öpüldün(ama uzaktan)


30 görüntüleme2 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör