Ara

Ev Nedir?

Büyük bir soru demi. Günlük hayatta en çok kullandığımız kelimelerden biridir, ev. Genelde oturmakta olduğumuz daireden(yani benim daire ama senin villadır bilemem)bahsederiz ev derken. Bazen koşarak çıktığımız, bazen koşarak girdiğimiz. En nihayetinde duvarlarla kaplı bir yaşam alanı işte. Ama o kadar mıdır?


Kimisi için bir sığınaktır mesela. İçeri girip kapıyı kapatınca tüm dertler ve tasalar dışarıda kalır. Güvende hissedersin. Dokunulmaz hissedersin. Sanki sadece mobilyalar ve duvarlardan oluşmamıştır. Mistik bir güç vardır içeride. Evin içindeysen tüm dünya sadece dışarısı olur. Hele bir de tek yaşıyorsan deme keyfine. Bağımsızsındır evde. Kimse seni yargılamaz. Her gün aynı tarafına oturup götünün izini çıkarttığın koltuk dışında tabii. Ya da hiç oturmadığın berjerler. Kenardan seni izler trip atarlar. Güzeldir yani demem o. Birkaç eşyan, birkaç duvar, sen ve sonsuz hayallerin. "Varsın gerçekleşmesin" dersin düşünürken, "en azından evdeyim."

Tabii tek yaşamayanlar için de güzeldir elbet. Çok iyi anlaştığı partneriyle yaşayanlar için daha da güzeldir ev. O huzurlu duvarların içerisine ayaklı bir huzur daha eklenmiş olur. Her şeyini paylaşırsın. İstediğin zaman sessizliği bozup karşılık alabilirsin. En lüks tarafı da budur bence(yazar burda evin içinde laf edecek insan bulamamaktan yakınıyor). "Gelirken yoğurt" al diyebilirsin mesela. Yoğurdu pek ala kendin alabilirsin hatta sipariş bile edebilirsin. Ama eve hali hazırda gelen birine söylemenin keyfi başkadır. Öyledir herhalde ben bilmem(üzgün surat).

Evin içerisindeki ayaklı huzur sadece insan da olmayabilir bu arada. Dört ayaklı, tüy yumağı, psikopat, şizofren, dünyalar güzeli bir kedi/köpek de olabilir. Hatta insandan daha bile iyidir. Bir de konuşabilseler(benim neymiş bu konuşma takıntım ya)süper olurdu.

Bahsettiğim insanlar için ev, terapi merkezi gibidir. Stresten uzak güvenli limandır. Hatta hayat ikiye ayrılır; ev ve diğer. Bu durum sağlıklıdır. Çünkü insanın iyi hissedeceği bir yere ihtiyacı vardır.

Tabii bu durumun tam tersi olmazsa olmaz. Kötü örnekler de var(maalesef).


Eve gittiği zaman tedirgin olan, hatta ayakları geri geri gidenleri gördüm. "Ev" kelimesini duyunca suratlarını ekşitenler bile var.

Daha demin bina görevlisiyle konuşuyordum. "Sakarya'dan yeni geldim, insanın evi gibisi yok" vs. diye kapı önü, ayak üstü, çıplak ayakla kapı eşiğindeki mermere basarken ayaklarının üşümesinden dolayı bir ayağını ötekinin üzerine koymalı, elleri kucakta bağlamalı konuşmalardan işte bilirsin. Benim ev güzellememin akabinde "Tabii öyle olacak bekar adamsın, aileyle zor olur." dedi. "Aileyle alakalı değil abi ya kendi evim ya ondan herhal.." dememe kalmadan, "evlen görürüm ben seni" dedi. Haydaaaa. Ne olacak peki benim sıcak aile tabloma? Mutlu güzel küçük ailemle birlikte huzurla yaşayamayacak mıyım yoksa?? diye içimden kısa bir yeşilçam tonlaması yaptım.

Daha birçok örnek verebilecekken hemen dibimdeki bir insanın huzursuzluk rüzgarı vurdu beni. Hemen lafı eveleyip geveledim içeri kaçtım. Neyse ki kapıyı kapatınca ne rüzgar kaldı ne de huzursuzluk. Evdeki tek huzursuzluk Nalan hanımın yolculuk yüzünden bana attığı soğuk bakışlardı. Hayvan sevmiyor abi yola çıkmak. Biliyor çünkü evden başkası yalan. (evet Nalan üzerinden edebiyat kestim demin)


Yapısal kavramlar dışında evi kişileştirenler de var. Şu "Evim Sensin" filminden sonra romantik olacam diye moda ettiler hatta. Her romantik cengaver sevdiğine bunun benzeri yükselmeler yaptı. Biliyom sen de yaptın bırak şimdi bu ayakları. Ben de yaptım, kabul.

-Nerede olursak olalım sadece senin yanındayken evimdeymiş gibi hissediyorum.

+Nasıl yani?

-Benim evim sensin...

+Kiralık mıyım yoksa satın mı aldın hahahah?

-Ne.. ne diyorsun aşkım. Huzur, aşk, hebele hübele..

+Kaç artı kaçım peki? 3+1 dersen tokatı yersin. Kilo almadım gazım var. Aaa bak doğalgazlıymışım ahaahaha

-Hay ben senin...


Şakası bir yana gerçekten evdeymişsin hissi veren insanlar vardır. Gerçekten ya, valla.

Yanındayken dertler gider, huzur gelir, tüm dünya dışarıda kalır. Gidesin gelmez yanından. Gittiğinde de hep bir eksiklik, hep bir huzursuzluk hissedersin. Güzeldir. O hissi birinden aldıysan çok şanslısın. Hayatta çok az insan için hissedersin bunu zaten.


Yine aynı şekilde bunun da zıttı vardır(olmazsa dişimi kırardım zaten). Yanına gittiğinde bir aksilik, bir olmamazlık çöker içine. "Lan ne işim var burda" dersin bazen. Kurtulmak lazım böyle ikili insan ilişkilerinden. Toksikimsonik ilişkiler..

Amaaan tadımız kaçmasın ali rıza bey, bizleri hep güzel duygular bulsun.


Dur şimdi. Bak o kadar zırvaladım bir yere bağlamam lazım şu metni. Yazıyı okurken nereye varacak bu diye soruyon ya, ben de aynısını soruyorum kendime sürekli. Genelde bir yere varmıyor. Bırakıyorum olduğu yere.


Aslında aklımda böyle bir konuda yazmak da yoktu(ay birden geldii). Ama 2 haftadan sonra evden içeri girince doğru yerde olduğunu anladığında gelen o hazzı yaşadım. Çantamı boşalttım. Evi temizletmiştim ve bazı eşyalar yer değiştirmişti(klasik), onları kendi düzenime göre dağıttım. Nalan'a mama verdim(kurt gibi acıkmıştı minik). Bir tütsü ateşledim, içeriye loş ışık veren lambayı yaktım ve birden her şey doğru geldi.

Keyiflendim haliyle. Kendime yiyecek pratik bir şeyler hazırladım(bilen bilir, pratik bir şey hazırlamak demek, paketli saçma bir yiyecek ısıttım, yemekle hiç uğraşamam demektir).

Özel bir zamanda açarım diye bekleyen şarabım vardı. Sonra dedim ki; ulan kendinden daha özeli mi var tırrek mis gibi yükselmişsin işte aç kodumun şarabını. Ve gördüğün gibi burdayız işte.


Demem o ki, ev herkes için farklı bir şey ifade eder. İyi ya da kötü. Yapı veya kişi.

Her ne olursa olsun iki harflik bir kelimeye sonsuz duygular sığdırırız(meğer ne acılar sığdırm.... yok yok yapmıcam). Ama ne olursa olsun insan evinde iyi hissetmeli ve iyi hissettirmeli. Evin içini zengin göstermekten ziyade evin ruhunu zenginleştirmeli. Güzel anılar sığdırmalı o duvarlar arasına. Yoksa süslü mobilyalar içinde mutsuzluğa boğulmuş birkaç bedenden başka bir şey olamayız.


O zamann, insanın içini ısıtan o güzel ev hissine, şerefe..


37 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör