Ara

Eylemsizlik Zımbırtısı



Günaydınnn, çünkü ben daha yeni uyandım. Halkımız ise hala uyuyor. Şaka, şaka.


Sabah uyandığımda ilk aklıma gelen şey spor yapmam gerektiği oluyor. Ama her nasılsa yapmama konusunda kuşkusuz bir başarı sergiliyorum. Güne kahve içerek başlayıp-evet kahve edebiyatı olmadan yazı yazılmaz altın kural bu-telefonda zaman öldürerek devam ediyorum. Özellikle zaman öldürmek dedim çünkü gerçekten(!) boşa giden bir süre var ortada. Sosyal hayatta yer edinmek için girilen kuyudan Alice Harikalar Diyarına inmişcesine çıkılmaz bir dünya oluyor telefonlarımız. Bunun farkında olup bundan da uzaklaşamıyor insan aynı sabahları koşuya çıkamamam gibi.


Bu konu hakkında daha önce de düşünmüştüm. Hatta bir söz vardı internette dolanan; "bir şeyi yaptıkça yapasım, yapmadıkça yapmayasım geliyor". İşte buna eylemsizlik ilkesi diyorlar. Aslında bu tip konularda kullanılır mı bilmiyorum. Fiziki konularda kullanılan bir ilke olsa da insan davranışlarını açıklarken de kullanabilirim bence.


Öncelikle ilkeyi dilim döndüğünce anlatayım madem. Şimdi, eğer bir cisim durur vaziyetteyse, durmaya devam etme veya hareket ediyorsa, sabit hareketine devam etme eylemi gösterir. Taaa ki cisme bir kuvvet uygulanana kadar. Şöyle hayal edebilirsin; 4 tarafından insanların çektiği bir çarşafın üzerinde bir top olsun, eğer çarşafı ani bir şekilde aşağıya doğru çekerlerse top bir süre(çok az da olsa) havada kalmaya devam eder ve sonra aşağıya doğru hareket eder. Topa etki eden kuvvet yer çekimidir. Fakat top ilk pozisyonunu koruma eğilimi gösterir. Bunu hareket eden bir cisim için de kullanabiliriz. Mesela aynı topu düz bir zemin üzerinde yuvarladığımızı düşünelim. Top bir süre sonra duracaktır değil mi? Çünkü sürtünme kuvveti etki edecek. Eğer sürtünmesiz bir düzlemde topu yuvarlarsak ve bir kuvvet etki etmezse(rüzgar vs.), sonsuza kadar aynı hızda hareket eder. İşte buna eylemsizlik ilkesi diyorlar.


İlkeyi günlük hayattaki rutinlerimizin hepsine uygulayabiliriz baktığında. Özellikle bu pandemi belası çoğumuz için bir kuvvet etkisi gösterdi. Şöyle ki, spora giden insan kişisi spor salonlarının kapanmasıyla birlikte spora gidememeye başladı ve döngüsü bozuldu. Sonrasında spor salonları açılsa da evde oturmaya ya da evde spor yapmaya alışan kişi salona gitmemek için bahaneler bulmaya başladı. Çünkü istemsizce bu rutini koruma iç güdüsü yerleşti. (gifteki abimiz Seinfeld dizisinden George Costanza, dizi tarihinin en loser karakterlerinden biridir)


Evlerimizde netfilişk(netflix and chill soğ what soğ what) izlemeye, telefonlarda saatler harcamaya, oyunlar oynamaya, yedikçe yemeye ve zaman öldürmeye alıştık. Hatta bu sürede okumaya çalıştığımız kitaplardan bile zevk alamaz olduk. Tamamen bir boşluk hali. Yahu tamam tamam böyle olmayanlar da var elbet. Lanetler bizi kötü gösteriyorlar(gülücük). Tabii tam tersi olup da pandemi sürecini lehine yöneten ve normalde yapmak isteyip de yapamadığı şeyleri yapan bir sürü kişi oldu. Onların bunu yapması için pandemi kuvveti etki etti diyebilirim ve dedim de.

Senin, benim gibi evde sadece karpuz büyütenler için ise daha büyük bir kuvvet etki etmek üzere; GÖBÜŞ !


Oturduğumda kucağımda katlanan bir özerk bölge var. Hani bazı şeyler veya kişiler bulundukları ortama oturmazlar ya. Göbüşler de öyle. Aynanın yanından geçerken hızlı adım atmaya başladım bu şerefsiz yüzünden. Ve ve, daha kötüsü, yalnızlığı sevmeyen bu özerk bölge vücutta kendisine arkadaşlık edecek başka bir bölgeye göz dikiyor; TOTOŞ !

Gün geçtikçe göbüş ve totoşun dostlukları samimileşiyor ve vücudumuzda yer ediyorlar. Ama farkında olmadıkları bir şey var. Onların büyümesi, oturma ve görmezden gelme eylemsizliğine karşı bir kuvvet oluyor.


Yani demem o ki, kıyafetler dolaptan çıksın ve akşam koşuları başlasın o zaman.

Görücez olum siz mi büyüksünüz(şu an evet), bizim irademiz mi !?

*Isaac Newton'a saygılarla..

5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör