Ara

Kurtik Aşk


Başlıktan da anlaşılacağı üzere Platon'a hafif bir gönderme ile konuyu kendime yontmayı hedefliyorum. Aslında başlıktan bir bok anlaşılmıyor. Hemen izah ediyorum.


Her şey hepimizin sevdiği saydığı, seksi vücutlu, güreş meraklısı Platon abimizin Devlet adlı eseriyle başladı aslında. Kendisi bu kitapta "İdeal Devlet" düzeninin nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Bakıldığında çok ütopik durmayan fakat insan faktörüyle imkansız hale gelen bir topluluk planı mevcut. Gerçi bu devlet düzeni Roma İmparatorluğunun yükselmesinde önemli rol almakla beraber günümüz devlet felsefesinin temel taşlarını oluşturdu. Teknik detaylara daha fazla girmek istemiyorum. Ki bizim ilgilendiğimiz konu ideanın direkt kendisi, yani "İdeal Devlet" düzeninin oluşturulamayacağı.


Bu devlet düzeni; mümkün olamayacak kadar güzel, maddi çıkarlardan ziyade manevi tatmin üzerine kurulmuş, akılcı ve felsefi olarak tasvir edilmiş. Sonrasında devlet ile alakalı "ulaşılamaz" olarak nitelendirilen yaklaşım ilişkiler üzerine uyarlanmış. Eskilerde moda olduğu üzere, tanımın yaratıcısıyla anılarak Platon'dan "Platonik Aşk" olarak adlandırılmış.

Bizim bildiğimiz gibi karşılıksız, tek taraflı, ölesiye aşk gibi bir durum yok aslında. Hatta bu şekilde anılması platonik aşkı kötümser ve acı verici olarak gösteriyor. Ama platonik aşkın felsefesinde sevgi duyulan kişiden fiziksel bir beklentiye girmeden yaşanacak ilişki düşüncesi yatıyor. Cinselliğin ana şart olmadığı bu ilişki, bir nevi insan doğasına ters olduğu için ulaşılması imkansız olarak görülüyor. Aşkın içine üreme ve soyunu devam ettirme arzusu girdiğinde sevgide bir koşul arandığından ilişkideki saflığın kaybolduğu düşüncesi hakim aslında. Yani platonik aşk, elde edilemeyecek kadar güzel bir aşkı anlatıyor bize.


Aşk için yapılan bu tanımın tarihçesi tahmin edileceği üzere çook çok eski yıllara dayanmakla beraber ideal aşktaki cinsel yaklaşımın en net analizi 1700'lü yılların sonunda dünyaya gelen Arthur Schopenhauer abimiz tarafından yapılıyor. Bu yakışıksız, soluk yüzlü abimiz Aşkın Metafiziği adlı kitabında kadın-erkek ilişkisinin(aşk dediğimiz şey) analizini bize sunuyor.


Arthur abimizin kitabına genel olarak katılmıyorum. Kadınları bir bakıma hor görmesi ve küçümsemesi (en azından!) benim görüşlerime çok zıt. Ama, ilişkilerin veya aşk dediğimiz birleşimlerin altında yatan hayvansı iç güdüleri açıklarken insana güzel bir perspektif de sunmuyor değil.


"Aşık olan her insanın amacı, hayranlığı ne kadar nesnel, ne kadar yüce olarak görünürse görünsün, belli bir doğaya sahip bir varlığı dünyaya getirmektir." gibi bir düşüncesi var. Cümlenin özünü iyice düşününce ben kendimce hak veriyorum. Bir noktada çoğumuz(?) sevmek ve sevilmek istediğimizi söyleriz ve nihayetinde evlilik müessesinin yolunu tutarız. Evleneceğimiz kişiyi seçerken farkında olmadığımız, bilinç altımızın kontrol ettiği bazı kriterler olduğunu savunuyor Arthur reis. Bu kriterler genellikle ve özellikle insan fiziğiyle alakalı. "Herkes bir başka kimsede kendisinin yoksun olduğu mükemmeliyetleri arzu eder ve kendisininkinin tersi olan kusurları güzellik olarak düşünür." diyerek aslında bizim de yıllardır kullandığımız ve doğruluğu tartışmalı da olsa kabul edilen "zıt kutuplar birbirini çeker" sözünü vurguluyor.


Platon'un ideal devlet anlayışından çıkardıkları platonik aşk tanımından, Arthur'un kadın-erkek ilişkisine bakışına kadar ki sürede belki binlerce aşk tanımlaması yapılmıştır. Aşka bakış açısı şiirsel ve ölümcül olan, ünlü ve kimilerine göre en büyük yazar Shakespeare bu dönemde yaşamıştı. Ve o bile aşk nedir bize söyleyemedi. Günümüze kadar ki süreçte de bu böyle devam etti ve edecek de. Çünkü öznel olgulara nesnel yaklaşımlar sergilemek sadece çoğu veya birkaçı tarafından kabul gören düşünceler olarak kalacaktır.


Tüm bu geçen tarihte, aşk için kişiden alınma isim yalnızca Platon'a ait. İçerisinde imkansız ve mükemmel kavramlarını barındırmasından olsa ki, başka birinin isminden gelme bir tanım kullanılmamış. Bunu kıskandığım için kendime bir aşk tanımı yapmak istedim.

Kim olduğu bilinmeyen kişiye duyulan aşırı özlemle birlikte yalnızlığından ayrılamama korkusunun getirdiği, ne seninle ne de sensiz, telefonun başında bekliyorum çaresiz dedirten, Kurtik Aşk.


Kimsenin Kurtik Aşık olmaması dileğiyle, sevgiyle, esenlikle.. Öpüyorum.

12 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör